Kriter Basım Yayın Dağıtım
Yenilikçi Akademik Kitaplar Son Yayınlar ve En Çok İncelenenler Yenilikçi düşüncelerin ışığında ilerlemek, bilgiye açılan kapıları aralamak…
Kriter Basım Yayın Dağıtım olarak, akademik dünyanın nabzını tutuyor ve en güncel, en değerli kitapları sizlerle buluşturuyoruz.
Güvenli Ödeme
Güvenli Online Ödeme
Gün Boyu Destek
Destek için Hazırız
İade Olanakları
İade için hazırız.
Hakkımızda
KRİTER YAYINEVİ
17 yıldır yayıncılık faaliyetini sürdüren Kriter Yayınevi Eğitim, Filoloji, İlahiyat, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler gibi temel alanlarda kitaplar yayınlamaktadır. Yayınladığımız kitaplar hem yurt içindeki üniversite kütüphanelerinde hem de yurt dışındaki üniversitelerin kütüphanelerinde kataloglanmaktadır.
Kitap olarak yayınlatmayı düşündüğünüz Akademik çalışmalarınızın kaliteli bir şekilde basılmasını isterseniz, profesyonel bir ekiple size hizmet verebiliriz.Yazım aşaması biten dosyalarınızı kısa sürede (ortalama 15 ile 20 iş günü) basıp adresinize gönderebiliriz. Bunun dışında daha acil baskılar için de bize ulaşabilirsiniz
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
Çalışma, öncelikle Bağımsız Düzenleyici Kurumların (BDKlar) yayılmaları üzerinde etkili olduğu öne sürülen küreselleşme olgusu, yönetişim mekanizması ve yeni kamu işletmeciliğinin (YKİ), bu kurumların yayılması üzerinde ne kadar etkisi olduğunu, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatına yansıyan göstergeler üzerinden bir içerik analizi vasıtasıyla test etmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede öncelikle BDKların AB üyesi ve aday ülkelerde yayılması incelendikten sonra, Türkiyedeki bağımsız düzenleyici kurumlara odaklanılmakta; Türk yasal mevzuatı üzerinden yapılan içerik analizine dayalı olarak Türkiyede bu kurumların yayılmasının arkasında yatan nedenlerin izi de aynı esaslarla sürülmektedir.
KİTAP TANITIMI
The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
This study examines the effects of financial and moral incentives on employee performance within telecommunication organizations, focusing on Asiacell Company in Iraq.
The results indicate that a balanced incentive system integrating both financial and moral rewards generates higher levels of employee motivation, job satisfaction, and productivity compared to reliance on a single incentive type. Overall, the study concludes that while financial incentives are more effective in enhancing short-term performance, moral incentives—such as recognition, career development opportunities, and a supportive organizational culture—are essential for sustaining long-term employee engagement, loyalty, and innovation. Accordingly, the study recommends adopting a dual incentive strategy to strengthen sustainable performance and competitive advantage in the telecommunications sector.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Ritüelden Dramatiğe Antik Yunanda Oyuncu Bedeni
Antik Yunan tiyatrosu ve oyunculuk yöntemine dair bildiklerimizin doğruluğundan ne kadar emin olabiliriz? Ritüelden dramatiğe evrilen süreçte oyunculuk nasıl bir dönüşüm geçirir? Günümüze kalan Antik Yunan tiyatro metinlerinin yazıldığı dönemde, seyirci nasıl bir performans izler? Bu performanslarda hangisi daha önemlidir: Yazar mı, hikâyeyi anlatan mı? Koro mu, oyuncu mu? Dil mi, beden mi?
Antik Yunan tiyatrosunda oyuncu ve bedeni üzerine konuşulabilecekler son yıllara kadar oldukça azken, yeni araştırmalar ışığında bir adım daha ilerlemek mümkündür. Bu çalışmanın amacı ise, sınırlı yazılı kaynaklardan, dönemin bilinen dans ve ritüel figürlerinden, vazo ve çömlek eserlerinden, mimari yapılarından ve detaylı metin okumalarından yola çıkarak, Antik Yunan oyunculuk yöntemi ve performansına dair edinilen fikirleri paylaşmaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Money laundering phenomenon
The book Money laundering phenomenon – foundations, trends, impact and governance in banking industry explores foundation, models (methods) to measure money laundering, trends, auditing Anti-Money Laundering structures in banking industry, AML risk assessment, impact/effects of money laundering, governance, and regulatory point of view.
The book includes some models that have been used to measure the amount of money laundering, respectively the effect of money laundering in various macroeconomic variables such as economic growth, consumption, investment, government expenditure, export and import. Moreover, there are presented some trends that may dominate in the AML field for coming years.
The strengthening of international cooperation in the field of anti-money laundering have given power to international organisations to recommend mitigating measures, standards and principles and applying them in practise, this is why in the book a special chapter is dedicated to international bodies and organisations to fight money laundering phenomenon.
Due to high importance of the AML risk assessment, as a risk management mechanism framework, a specific chapter is dedicated to it.
A special attention is dedicated to the auditing of AML structures in banking and the role of audit in general to AML field.
Last, but not least, in the book a chapter is dedicated to determinants of informal economy, since money laundering and informal economy are interconnected and needs to be studied as one of the challenges for countries.
We believe our book contributes to current literature on money laundering phenomena and that it is important for bankers, policy makers, strategists, academics, and students.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Polisiye Romanında Celil Oker
“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”, 1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled/kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Unbelonging in Postcolonial Literature
As one of the outstanding themes in postcolonial studies, the “sense of (un)belonging” covers a broad understanding in cultural and literary texts. In tandem with other terms related to identity, (un)belonging stands out to be an umbrella term that has sparked the initiative behind this thematic collection of chapters in postcolonial literature. Authors of the chapters has endeavored to explore the issue of cultural identity through a number of critical terms to clarify the issue of the sense of (un)belonging in various literary texts. Also, the writers have achieved this exploration not only in the texts written in postcolonial era but in different texts written previously in different literary periods. Readers are assured to be satisfied with the theoretical backgrounds, critical overview of the texts, and to be knowledgeable about this specific literary theory.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Kelebek Etkisi Çalışma Yaşamında Değişim ve Dönüşüm
Günümüzde çalışma hayatı daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar değişik varyasyonlar göstermektedir. Bu değişimin altında yatan en önemli faktör ise bilimsel gelişmelerin olduğu aşikardır. Bilimsel gelişmelere sadece teknik boyutta bakmamak gerekmektedir. Her türlü gelişim toplumsal yapıda değişiklik yaptığı kadar aynı zamanda iş yaşamında da karşılık bulmaktadır.
İnsanlığın ve toplumların/medeniyetlerin gelişimi ateşle başladı ve günümüzde bilişim teknolojileriyle devam etmektedir. Her yenilik büyük değişimlere pencere açmaktadır. Günümüzde küreselleşme tüm toplumlardaki bireysel ilişkileri ve çalışma ilişkilerini başat şekilde etkileyen bir aktördür. 1970’li yıllardan itibaren yaşanan ekonomik krizlerle beraber teknoloji alanında yapılan olağanüstü yenilikler çalışma ilişiklerine yansımış ve bunları değiştirmiştir.
Yaşamımızı kökten değiştiren beden gücünden makinelere doğru kayışı simgeleyen ilk sanayi devrim endüstri 1.0’dır. Daha sonra buhar makinelerin yerini elektriğin aldığı Endüstri 2.0; Üretim süreçlerinde bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanılmaya başlanması, makinelerin günlük hayatımızda baskın olmaya başlaması Endüstri 3.0; dijitalleşmenin artığı endüstri 4.0 dönemi; bilgisayar, iletişim ve internet teknolojilerinin, robotların üretimde olağanüstü kullanımları, üretimin önemli bir bölümünün bu araçlar vasıtasıyla yapımını ifade eden Endüstri 5.0 olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu devrimlerin ortak noktası teknolojidir.
Elinizdeki bu kitap, endüstri devrimlerinin tarihini, oluşumunu, sebeplerini ve etkilerini farklı disiplinlerden akademisyenlerin gözünden açıklarken, diğer taraftan da küreselleşmeyle şekillenen günümüz dünyasındaki çalışma ilişkilerini küreselleşme bağlamında ele alarak irdeleyecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
Türk-Irak Münasebetleri Irak Devleti’nin 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olarak kabul edilmesine kadar. Irak Devleti’nin I. Dünya harbinin son yıllarına doğru yeni şekillenmeye başlaması ile daha sonra bağımsızlığını elde edene kadar da, Türk-İngiliz ve Irak münasebetleri şeklinde gelişmiştir. Türk-Irak münasebetlerini açıklayabilmek için tarihi seyir içerisinde Milli Mücadele dönemine kadarki Türk-Arap münasebetlerinin kısa ve öz bir değerlendirmesini yapmayı uygun buldum. Çünkü Irak’ın tarihine etraflıca ve derinlemesine baktığımızda, Mezopotamya bölgesinde Araplardan kat kat daha fazla Türk’ü ve Türk devletlerini görmek mümkündür. Çünkü Irak, Selçuklular zamanından itibaren, Atabeglikler, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar olmak üzere asırlar boyu Türk idaresi altında kalmıştır. Irak, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk coğrafyasının sınırlarının İngilizler ve Fransızlar arasında çizilip yeniden tanzim edilmesi sebebiyle meydana gelen 20. yüzyıl devletlerinden birisidir. Daha sonra Lozan’da imza edilen 24 Temmuz 1923 tarihli andlaşmanın, Türkiye ile Irak arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin hükümleri göz önünde tutularak Irak bağımsız bir devlet sayılmış ve Irakla İngiltere arasında yapılan 10 Ekim 1922 ve 13 Ocak 1926 tarihli andlaşmalarla Türk-Irak münasebetleri başlamıştır.
Yaşar CANATAN
₺390,00
KİTAP TANITIMI
E-TİCARET KAVRAMLAR GELİŞİM VE UYGULAMALAR
Dünyada küreselleşme gibi birtakım değişimler yaşanırken bilgi teknolojisindeki ilerlemeler ticari yaşama da yansımıştır. Özellikle ulaşım ve iletişimin daha etkin hale gelmesi, hızdaki ilerleme dünyayı ticari bir pazar haline dönüştürmüştür. Bu pazarda ticari alışverişlerin gerçekleşmesinde e-ticaret yeni bir yöntem olarak doğmuştur.
Bu yüzden e-ticaret konulu bir kitap gerekli ve e-ticaretin tanımlanması ve uygulanması açısından önemlidir. Türkiye’de bu konuda yazılmış sınırlı sayıda kaynak bulunmakla birlikte çoğu, e-ticaretin başlangıç aşamasını ortaya koyan kitaplar, bazı uygulamaları ele alan kitaplar şeklinde ayrımlanmaktadır. Bu kitap geçmişteki bilgilerin bir araya getirilerek derlendiği ve güncel konuların da olabildiğince ele alındığı bir kitap olarak değerlendirilmelidir. Kişilerin kolayca e-ticaret konusunu anlamalarını sağlamak için elden geldiğince sade bir dille yazmaya çalışılmıştır. E-ticaret basit bir tanımla dijital ortamın aracı olduğu ve alışverişin dijital ortamdan gerçekleştirildiği bir ticari yöntemdir. Ancak insan yaşamında giderek daha fazla önem kazanmakta ve farklı boyutlarıyla ticari bir ortam olarak yeni dünya düzeyinde yerini almaktadır. Ayrıca bu kitap yapısı itibariyle e-ticaret konusunda hiçbir fikri olmayan bir kişiye dahi temel ve genel e-ticaret bilgisi vermeyi amaçlamakladır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Kadın
“Kent ve Kadın” isimli bu eser, kadınların kentlerde daha görünür olması arzunu taşıyan iki kadın akademisyen tarafından kaleme alınmıştır.
Kentsel kamusal yaşamın yönetim, siyaset ve sivil alanlarının her birinde kadınların, erkekler karşısında eşit hak ve imkanlara sahip olması ve kullanabilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamış bir ülke olabilmemiz adına elzemdir. Bu nedenle bu eserde; kent, kentsel gelişmişlik, kentsel kamusal yaşam ve kentsel hizmetler çerçevesinde ülkemizde kadının konumu tartışmaya açılmıştır. Bu yönüyle, eserde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın başlığının kent ve yönetim disiplini açısından ele alınıyor olması; eserin literatüre ve alana ilgi duyanlara katkı sağlayacağını düşündürmektedir.
Son söz olarak, kentlerin kadınlar için daha güvenli ve kamusal yaşamında daha çok görünür oldukları birer yaşam alanı olmasını temenni ediyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Adalet Ve Örgütsel Sinizm
Günümüzde örgütlerde adalet konusu oldukça önemli hale gelmiştir. Adalet aslında her dönemde önemini korumuştur. Ancak dünya genelinde ve bilhassa da ülkemizde, örgütsel adalet konusunda geniş bir literatür oluşmuştur. Ancak örgütsel sinizm ile ilişkisine yönelik çalışmalar fazla değildir. Örgütsel adaletin sağlanamadığı yerlerde, örgütsel sinizmin daha fazla görüleceği aşikârdır. Sinizm kelime olarak, bulunduğu işyerinden hoşnut olmama, eleştirme, başkalarına şikâyet etme davranışı olarak söylenebilir. Bu tutum içinde olan kişiler, muhtemelen örgütte adaletsizlik yaşayan kişilerdir.
Bu eserde, çalışma hayatında büyük önemi olan örgütsel adalet ve örgütsel sinizm konularından bahsedilmekte ve bankacılık sektöründe yapılan araştırma sonuçları üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Balkan Şehirlerinde Bulgar Kimliği
Amerikan misyonerlerin 19. yüzyıl ortalarından I. Dünya Savaşı’na uzanan dönemde Osmanlı Avrupası’nda ürettikleri rapor ve mektuplar, yalnızca dönemin toplumsal ve kültürel hayatını belgeleyen tanıklıklar değildir. Bu metinler aynı zamanda modern Balkan ulusçuluğunun oluşumunda etkili olan söylemsel bir mirasın parçalarıdır. Dil, kimlik, eğitim, nüfus ve din arasındaki ilişkileri çok boyutlu biçimde ele alan çalışma, misyonerlerin gözlemlerinin nasıl dönemin politik mücadelelerine ve ulusal tezlerine dönüştüğünü ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Misyonerlerin Balkan coğrafyasındaki faaliyetlerinden gezi notlarına, Bulgar ulusal uyanışına verilen destekten Paris Barış Konferansı’nda kullanılan diplomatik argümanlara kadar geniş bir çerçeve sunan bu eser, misyoner yazışmalarını hem bilgi kaynağı hem de ideolojik bir üretim alanı olarak değerlendirmektedir. Böylece modern Balkan kimliklerinin, kültürel temsil pratiklerinin ve bilgi-iktidar ilişkisinin nasıl kurulduğu yeni bir perspektiften yorumlanmaktadır.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
LIFE IN THE MEDIEVAL UNIVERSITY
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
Bu kitapta Roland Destanı çalışma konusu olarak ele alınarak, konunun daha iyi anlaşılması için Roland Destanı’na kadar olan tarihi süreç üzerine temellendirilmiştir. Destanda Kötülük, Şiddet dili, Dini şiddet ve kötülük anlatıları örneklerle irdelenmiştir.
Roland Destanı günümüze kadar devam eden iki kutsal inancın savaşının ilk destanıdır. Aynı şekilde Fransız Tarihi’nde ataları Franklardan kalan ilk yazılı belgesidir. Bu destanın tesirlerinin hala yaşandığı aşikâr olduğundan âcizane, bu çalışmamızın okurlara yararlı olacağı kanısındayız.
KİTAP TANITIMI
Yabancıların Yabancısı: Türkler
Bireyin kimlik edinme sürecini belirleyen en önemli argümanlardan biri eğitim süreci içinde edindiği bilgilerdir. Resmi tarih tezi doğrultusunda gerçekleştirilen bu zorunlu öğretimler, her ülkenin kendi iç ve dış dinamikleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Türkiye gibi tarihsel açıdan özel bir konumda olan ülkelerin yerel ve bölgesel dinamiklerin yanı sıra ülke çeperleri dışındaki politik enstrümanları da göz ardı etmeden, toplumsal duyarlık oluşturma kapsamında bireylerin tutum ve davranışlarını şekillendirecek boyutta işlemleri gereklidir. Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini öğrenmelerinin yolu bu anlamda kendi gözlükleriyle dışarıya bakmaktan ziyade dışarının gözlüğüyle kendine bakabilmekten geçmektedir. Bu çalışma belirtilen perspektifle tarihsel düzlemde Türk tarihinin farklı zaman dilimlerinde ve farklı boyutlarla kesiştiği ülkelerin Osmanlı ve Türk kimliğine bakışını vermeyi hedeflemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
KLÂSİK TÜRK ŞİİRİNDE ŞARKI
Divan şiiri, büyük şairlerini XVI. yüzyılda yetiştirirken, mûsikî de büyük bestekârlarını XVIII. yüzyılda yetiştirir. XVIII. yüzyıl divan şairlerinde, şiir ve mûsikînin kendi aralarında bir bütünlük oluşturduğu görülür. Mûsıkî, şiirin sınırlarını, tesir sahasını genişletir, şiir de duygulara hitap eden hakikatleri dile getirirken, taşıdığı değerler itibariyle mûsıkîyi anlamlı kılar. Dolayısıyla şiir, bir yandan sesleriyle mûsıkînin müzikalitesine katkıda bulunurken, diğer yandan da eserin anlamına katkıda bulunarak eserden duyulan hazzı genişletir. Divan şiiri geleneği içinde oluşan şarkı; mûsıkî eserine dönüştükten sonra, klâsik Türk mûsıkîsi içinde yer alışı ve de türkülerde güfte olarak kullanılışıyla halka mal olarak toplum tarafından benimsenmiş olan bir edebî ürün olur. Türk şiir geleneğinin ve zevkinin doğurduğu millî bir edebî ürün olarak şarkı, divan şiirinin çevreye açılan, yerliliğe en fazla yaklaşan bir yönüdür.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sahillerin Efendisi Aydın Bey
Muktedir bir devlete ve kadim bir şehre adını vermiş olmasına karşın yakın bir zamana kadar var olup olmadığı tartışma konusu olan Aydın Beyin artık hayatına dair pek çok nokta aydınlanmış durumdadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar neticesinde Batı Anadolunun Türkleşmesinin önemli aktörlerinden biri olan Aydın Beyin kökenine ve faaliyetlerine ilişkin önemli bilgilere ulaşılmıştır. Batı Anadolunun fetih sürecinin başlatıcı unsurlarından olan Aydın Bey, oğullarına bir devletin de yolunu açmıştır. Tarihi kaynakların verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre 1280lerden 1308 yılına kadar yaklaşık 25 yıl Menderes havzasındaki Türkmenlerin reisliğini yapan Aydın Bey, iki Menderes nehri arasındaki toprakların büyük bir kısmını fethedip güçlü bir devlettin temellerini atmış böylece oğullarına peşinden gidilebilecek kutlu bir yol bizlere de bereketli bir şehri miras bırakmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Josiah Royce’un Metafiziği
Metafiziğin ne demek olduğu ile ilgili tartışmalar, onunla ilgili en kuvvetli görüşlerin ortaya konulduğu dönemlerde bile bir netliğe kavuşmamış; metafizik olan da ampirik ya da pratik, olgusal ya da verili olana karşılık gelmediği için çoğu zaman sorunsallaştırılmıştır. Özellikle materyalizm, mekanizm, pozitivizm ve amprizm gibi düşünceler ile beslenen ve şekillenen modern dünyada metafizik koyu renkli çizgiler ile sınırlandırılmış ya da kalın bir örtü ile üzeri kapatılmıştır.
Elinizdeki eserde, böyle bir düşünce ardalanına sahip olan modern dönem anlayışı içinde soyut kavramlardan ziyade ampirik tahlillere dayalı temellendirmeleri ile metafiziğe yeniden var olma şansı tanıyan Josiah Royce’un düşüncesindeki temel kavram ve problemleri ele almaya ve onun özellikle Mutlak İdealizm, Sadakat Ahlâkı ve Yorum Topluluğu hakkındaki görüşleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu analiz neticesinde, metafiziğin literatürde yeniden dolaşıma sokulması noktasında Josiah Royce’un önemi ve değerinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu anlamda eser, özellikle metafizik ve ahlâk alanında çalışma yapan okurlara farklı bir pencere açabile
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Düzlerçamı Kızılçam Ormanında (Antalya) Uzaktan Algılama ile Toprak Üstü Orman Biyokütlesinin Belirlenmesi
Bitkilerin güneş enerjisini fotosentez yolu ile kimyasal enerjiye dönüştürerek depolaması sonucu oluşan biyokütle aynı zamanda birim alandaki fotosentez yaparak büyüyen ve gelişen bitkisel organizmaların kütlesini ifade eder. Her ne kadar ormancılık ve enerji açısından kullanım alanı olsa da karbon döngüsü ve dolayısıyla iklim değişimi konusunda da kritik öneme sahiptir. Çünkü ekosistemdeki biyokütle, tahrip olması durumunda atmosfere karbondioksit, karbon monoksit ya da metan olarak salınan karbon miktarını belirler. Bu açıdan bakıldığında orman ekosistemi toprak üstü biyokütlenin %80’ini barındırması nedeniyle küresel karbon döngüsünde önemli rol oynar.
Uzaktan algılama biyokütlenin dolaylı yönden belirlendiği yöntemlerden biridir. Uydu görüntüleri, hava fotoğrafları, sayısal yükseklik modellerinin kullanıldığı bu yöntemde, örnek alanlardaki biyokütlenin arazi çalışmaları ile belirlenmesi ve bu değerlerin uzaktan algılama verisi ile ilişkilendirilmesi esastır. Bu çalışma ile ülkemiz için ilk kez uygulanan ve aslında buzullardaki değişimi incelemek üzere tasarlanan bir tür LIDAR olan ICESat uydusundaki GLAS sensörü verilerini ve LANDSAT uydu görüntüleri kullanarak Antalya Düzlerçamı orman alanında toprak üstü biyokütlenin belirlenmesi için bir yöntem tasarlanması hedeflenmiştir. Elinizdeki bu kitap uzaktan algılama ile toprak üstü biyokütlenin belirleme çalışmalarını hedefleyen çalışmanın ürünüdür.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
Yüzyıllardır süregelen kadın sorunsalı ve buna bağlı olarak toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili çalışmalar, Türkçe literatürde de oldukça hız kazanmış, yapılan çalışmaların sayısı zaman içerisinde büyük bir artış göstermiştir. Kadın ve yemek ilişkisine farklı açılardan ve değişik teorik arka planlardan yaklaşan; roman, şiir, öykü ve drama gibi edebiyatın muhtelif alanlarında yer edinmiş kıymetli eserleri, merkeze kadını ve yemeği alarak inceleyen çalışmalardan oluşan Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler isimli bu kitabın Türkçe literatüre önemli bir katkı sunacağı düşüncesindeyiz. Kadının mutfak ve yemekle eşleştirilmesi sonucu kadına ve erkeğe atfedilen toplumsal cinsiyet rollerini incelemesinin yanı sıra bu rollerin alaşağı edilmesiyle çıkarılabilecek sonuçların altını çizen bu kitap, Türkçe literatürde yer alan ilk derleme eser niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Miras ve Sinema
Biriktirdiğimiz binlerce yılımız var, yerküre üzerinde paylaştığımız sayısız anılar çoktan toplumsal belleğe kazındı bile… Bazen şiir oldu bazen bir masal, bezen taşa kazındı bazen de hikâyesi yazıldı, bazen devasa bir anıt oldu bazen de küçük bir heykel, bazen biz hiç dokunmasak da doğa bize kendi mucizelerini sundu, bazen süsleme sanatı oldu bazen bir festival, bazen mezar taşları bazen de hamam… Bizi biz yapan tüm unsurlar, üretim biçimleri “kültürel mirasın” çıktısı oldu.
Kültürel mirasın bilinirliği, sürdürülebilirliği ve toplumsal hafıza boyutunda korunabilmesi için sinema güçlü bir görsel araçtır. Sinemanın evrensel dili defalarca kültürel mirası konu edinmiş, uluslararası bilinirliği arttırmış ve tanıtıma katkı sağlamıştır. Disiplinlerarası yaklaşımla “kültürel miras ve sinema” ilişkisi ele alınarak alanda öncü çalışmalardan biri ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ EKOLOJİK AYAK İZLERİNİN VE ÇEVRE EĞİTİM PUANLARININ İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimi alan öğretmen adaylarının sürdürülebilir yaşama yönelik farkındalıklarının belirlenmesinde çevre eğitimi aracı olarak kullanılan ekolojik ayak izi uygulamalarının etkisini incelemektir Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmen adaylarının sürdürülebilir yaşama yönelik farkındalık puanlarının hesabı ve ekolojik ayak izi hesaplamalarının uygulaması sonucunda, Türkiyenin ekolojik ayak izi raporunda ortaya çıkan ortalama ekolojik ayak izinin öğretmen adaylarının testleri sonucu ortaya çıkan ekolojik ayak izinden daha düşük olduğu görülmüştür. Yani çevreye bıraktıkları iz Türk toplumuna göre daha küçüktür. Ekolojik ayak izi hesaplamaları sonucunda öğretmen adaylarının ekolojik ayak izine etkiyi en çok mallar ve hizmetler alanı yaparken en az seyahat alanının katkıda bulunduğu görülmüştür. Okul öncesi kız öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre ekolojik ayak izleri daha küçüktür.
Bu nedenle çevre eğitimi ders programlarının ve dersin işlenişi gözden geçirilmelidir önerisinde bulunulmuştur. Ayrıca okul öncesi öğretmen adaylarının ekolojik ayak izleri erkek adaylara göre daha küçük olduğu, erkek öğrencilere yönelik etkinliklere çevre eğitiminde daha çok yer verilmesi gerekliği önerisinde bulunulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Temel Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık
Finansal okuryazarlık düzeyinin yetersiz oluşu, finansal seçim ve kararların zayıf olmasına yol açarak, bireylerin refah seviyeleri, finansal sistem ve tüm ekonomi için istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Maalesef, yapılan araştırmalar göstermektedir ki Dünya’nın finansal okuryazarlık düzeyi ortalama %33 oranında, ülkemizdeki finansal okuryazarlık düzeyi ise ancak ortalama %23,6 oranındır. Bu nedenle, finansal okuryazarlık düzeylerini yükseltmek ve tasarruf bilincinin yayılmasını sağlamak, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal politikaların en üst sıralarında yer almıştır.
Bu genel değerlendirmenin yanı sıra, günümüze döndüğümüzde içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar, bireylerin günlük finansal yaşamda aktif olarak yer almasının gerekliliğini ön plana çıkarmıştır. Küresel salgın, modern dünyada daha önce eşi benzeri görülmemiş şiddette ve büyüklükte bir krize yol açmış, belirsizlik hem tüm ekonomik sistemi hem de hane halkını olumsuz yönde etkilemiştir. Beraberinde dijitalleşme, mobil bankacılık ve sigortacılık, e -alış veriş, evden çalışma, günlük yaşamın temel unsurları haline gelmiştir. Bu koşullarda, bireyler için tasarruf, kişisel finans, borçların ve paranın yönetimi gibi kavramlarının önemi daha da arttırmıştır.
Çalışmada, finansal okuryazar olmanın gerekliliğine ve önemine dikkat çekmek amacıyla, öncelikle finansal okuryazarlık kavramı, finansal okuryazarlığın önemi ve faydaları anlatılmış, daha sonra finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik Dünya’da ve ülkemizde yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Ayrıca, finansal okuryazarlığın unsurları olan, finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış kavramları açıklanmış, finansal okuryazarlık ile finansal eğitim, finansal karar ve para yönetimi ilişkisi anlatılmış ve finansal sistemin unsurları olan finansal piyasalar ve finansal araçlar ele alınmıştır. Çalışmada son olarak, ülkelerin gelişiminde önemli bir avantaj olarak görülen genç nüfusun yetişmesinde etkili ve yüksek eğitim seviyesine sahip olan akademisyenlerin, finansal davranış eğilimlerinin incelendiği bir araştırmaya yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
“Türk sigorta acentelerin özellikleri; yönetim ve organizasyon yapıları üzerine bir araştırma” konulu”doktora” tezimden esinlenerek hazırladığım kitabım 1996 yılında yayınlandı. Aradan 22 yıl geçti o yıllarda yıllık 1 milyar USD olan sigorta prim üretimi 10 milyar USD yaklaştı. 2007 yılında sigortacılık kanunu yayınlandı, acenteler yönetmeliği değişti ve sektörde yabancı sermayenin payı çok yükseldi. Acente; sigorta şirketi adına bir sözleşmeye dayanarak, sigortanın pazarlamasına aracılık faaliyetlerinde bulunan bir olgu ve 2017 yılında toplam prim üretiminin % 55’i sigorta acenteleri tarafından yapılıyor. Toplam prim üretiminde en yüksek pay 2017 yılında da acentelere aittir. Sigorta acentelerinin yönetim ve organizasyon ilişkisini detaylı bir şekilde ele alan akademik bir çalışmadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SİYASİ İSTİKRARSIZLIK VE ULUSLARARASI TİCARET: AFGANİSTAN ÖRNEĞİ
1956 yılından bu yana, özellikle 1973 tarihindeki ilk darbeden sonra, Rus işgali, Sovyetler Birliğinin çıkışı, Mücahidin Hükümeti’nin kuruluşu, iç çatışmalar, Taliban örgütünün ortaya çıkması ve Amerika’nın ülkeye girişi gibi olaylar neticesinde siyasi, ekonomik ve sosyal karışıklık içerisine düşen ve o tarihten itibaren siyasi olarak tam bir düzen sağlayamayan Afganistan örneği üzerinden, siyasi istikrarsızlığın bir ülkede uluslararası ticarete yaptığı etkiler bu çalışmada anlatılmaya çalışılmaktadır. Siyasi istikrarı bir türlü sağlayamayan Afganistan ve benzeri ülkeler, ticari ve sosyal olarak birçok sorun ile karşılaşmaktadır. Bu çalışmada Afganistan’a yapılan müdahaleler ve ülkenin içerisinde bulunduğu iç çatışma, savaşlar ve güç gruplarının rekabeti sonucunda oluşan siyasi istikrarsızlık durumunun ülkenin uluslararası ticaretine olan etkileri, bu tür istikrarsızlaştırıcı durumların olmadığı zamanlarda ülkenin uluslararası ticaretinde gerçekleşen olumlu/olumsuz gelişmeler ile karşılaştırma yapılarak, siyasi istikrarsızlığın Afganistan’ın uluslararası ticaretine olan etkileri ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SÜLEYMAN HÜSNÜ PAŞA MEBÂNİ’L-İNŞÂ (CİLD-İ SÂNİ)
19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin için pek çok açıdan zorluklarla karşılaştığı, özellikle de askerî alanlarda yaşanan olumsuzlukların dikkat çektiği bir dönemdir. Süleyman Hüsnü Paşa bu zorlu dönemin hem tanığı hem de müdahil olması ile birlikte tarih, anı ve gramer gibi çeşitli konularda eser vermiştir. Kendisi çok çeşitli yönleri olan bir siyasetçi, asker hem de yazardır.
Bu kitaba konu olan eseri ise gramer alanında ilk sayılabilecek bir eser olan Mebâni’l İnşâ adlı eseridir. Eser 1871-1872 yılları arasında kaleme alınmıştır. Eserde Arap ve Fars edebiyatlarındaki belagat teorileri ile bilgilerin yanı sıra Fransız retorik kitaplarından da bilgiler alınması bu çalışmayı farklı bir boyuta taşımaktadır. Süleyman Hüsnü Paşa’nın kitabını yazarken Emile Lefranc’ın Literatür’ünden istifade etmesiyle, edebiyatımızın yönünü Batıya çevrilmesinde bir mihenk taşı olduğunu söylemek mümkündür.
Paşa’nın iki cilt halinde hazırladığı eserinin, ikinci cildinin ilk elli sayfasının Latin harflerine aktarımı yapılmış ve bu elli sayfanın matbu basımının örneği kitabın sonuna eklenerek araştırmacı ve okuyucuların beğenisine sunulmuştur.
₺235,00